Uzun metrajlı film
Piyanist filmi, 2. Dünya Savaşı sırasında yaşanan gerçek bir dramı konu almıştır. Film, En İyi Erkek Oyuncu dalında Oscar alan Adrien Brody'nin de filmografisinin en güçlü işlerinden biridir.
Farklı zaman dilimlerinde yaşayan 3 farklı kadının bir gününü, Virginia Woolf'un kült romanı Mrs. Dalloway ekseninde anlatan Saatler filmi, 9 dalda Oscar'a aday gösterilmiş yalnızca bunlardan birini kazanmıştır.
Müthiş müzikallerin yaratıcısı Bob Fosse'un müzikalinden uyarlanan film, türünün en yaratıcı ve en sevilen örneklerinden bir tanesi.
3. Dünya Savaşı sonrasında savaş, insanoğlunu zor da olsa savaşın sonuçlarıyla yüzleşmek zorunda bırakmıştır. Kurulan baskıcı sistem insanların duygu belirti göstermesine izin vermemektedir. Onlara umut verecek her şey yasaklanmıştır.
Dedektif John Anderton (Tom Cruise), psişik güçlere sahip kahinler ve bazı teknolojik aygıtlar aracılığıyla cinayetleri işlenmeden önce farkedip suçluları yakalayan özel bir polis biriminin başındadır. Günün birinde Anderton’ın kusursuz işlediğine inandığı sistem, birdenbire tersine dönecektir. Avcı olan av durumuna düşecektir.
Ajan K, son görevinden ardından Siyah Giyen Adamlar birimini bırakıp normal yaşamına geri dönmüştür. Ajan J ise görevine halen devam etmektedir. Son zamanlarda olağan dışı bir dosya üzerinde çalışan Ajan J, davayı çözebilmek için Ajan K'yı geri döndürmeye çalışacaktır.
Uzay Yolu: Nemesis filmi, serinin 10. yapımıdır. Kumandan Riker ve Danışman Troi’nin düğününe katılmak üzere yola çıkan Kaptan Picard yönetimindeki Atılgan ekibi, aniden kendilerine verilen bir diplomatik görev yüzünden rotalarını Romulus gezegenine çevirirler.
Açgözlü Ticaret Federasyonu'nun Naboo’ya karşı başlattığı işgalin yenilgiyle sonuçlanmasının üzerinden 10 sene geçmiştir. İlk filmde 9 yaşında olan Anakin Skywalker artık 19 yaşına girmiştir ve Obi Wan’ın denetimi altında Jedi Eğitimini sürdürmektedir. Jedi düzenini kendi isteğiyle terkeden eski Jedi Ustası Count Dooku ise gizlice Darth Sidious’la birlikye çalışmaya başlayarak Ayrılıkçılar grubunun başına geçmiştir ve galakside huzursuzluk yaratmaktadır.
Alexander Hartdegen, zamanda yolculuk konusuna kafayı yakmış çılgın bir bilim insanıdır. Zamanda yolculuk yapılabileceğini kanıtlamakta kararlıdır. Ayrıca kişisel bir trajedi sebebiyle geçmişini de değiştirmek istemektedir. Mucidi olduğu zaman makinesini ile bir kaza sonucu yanlışlıkla 800.000 yıl sonrasına gider. Dünyanın geleceği insanoğlunu ileriye değil, geriye götürmüştür.
Jim Hawkins, mürettebatı ile uzayın derinlikllerine doğru maceraya atılır. Bu macera kendisine insan ırkının görebileceği en büyük hazineyi keşfetme şansını sunacaktır.
Film, 1972 yapımı aynı adlı yapımın yeniden çevrimidir. Bu kez filmin yönetmen koltuğunda Steven Soderbergh oturmuştur. Bilim kurgu türünün en önemli romanlarından biri olan Stanislaw Lem'in eserini ilk olarak tarzıyla dikkatleri çeken yönetmen Tarkovski, 1972 yılında sinemaya uyarlanmıştı.
Ölüm Pateni filminde yakın gelecekte Amerikan futbolu ve buz hokeyi gibi sporların karışımında meydana glen Rollerball adındaki yeni bir spor türünün ortaya çıkması ve bu spora katılan oyuncuların yaşadığı olaylar anlatılmaktadır.
Açık denizin tam ortasında yaşam mücadelesi veren biri, bir balıkçı teknesi tarafından kurtarılır. Adam yavaş yavaş kendine gelmeye başladığında ise geçmişiyle ilgili hiçbir şey hatırlamadığını anlayacaktır.
Schmidt, eski düzeni varken sorunsuz yaşayan bir adamdır. Ancak ne zaman ki karısını kaybeder; felaketler de art arda yakasını bırakmaz. Üstelik kızına talip olan adamı ise hiç gözü tutmamıştır. Senarist kimliğiyle bilinen yönetmen Alexander Payne'den harika bir film, zekice oluşturulmuş bir senaryo...
1800'lü yılların ortalarında Amerika'nın Manhattan şehrinin kenar mahallerindeki iki çete arasında şiddetli bir savaş vardır. Bir yanda Amerika'nın yerlilerinden oluşan bir grup, diğer tarafta ise bu bölgeye sonradan göç etmiş olan İrlandalı katoliklerin oluşturduğu topluluk... Yerliler 'Bill the Butcher'(Daniel Day-Lewis) isimli acımasız bir lider tarafından yönetilmekte, İrlandalı göçmenlerin başında ise 'Dead Rabbits' isimli bir lider bulunmaktadır. Aralarında başlayan kanlı savaş sırasında İrlanda çetesinin lideri öldürülür ve oğlu Amsterdam Vallon da (Leonardo DiCaprio) babasının ölümüne bizzat tanık olur. Amsterdam, hem babasının katilinden intikam almak hem de şehrin hakimiyetini ele geçirmek için harekete geçecektir.
1950'li yılların Amerika'sında Whitaker ailesi, mutlu bir biçimde yaşamlarını sürdürmektedir. Cathy ve Frank'in çizdiği yolda, bu aile oldukça sıradan ve düzenli bir aile profilini oluşturmaktadırlar. Günlerden bir gün, yaşamlarındaki her şey varlığını sürdürmeye devam ettirirken Cathy, kocası Frank'i bir yatakta başka bir erkek ile beraber yakalar. Hayatlarının tüm bu sıradanlığı beklenmedik bu olayla sarsılmıştır. Cathy ise ailesini bir arada tutmak için elinden geleni yapmaya çalışacaktır.
Yarışma programı TV yapımcısı Chuck Barris (Sam Rockwell) kariyerinin zirvesindedir. Yarattığı 'The Dating Game', en iyi programlarından biridir ve kendisine en son buluşu olan 'The Gong Show'a da ev sahipliği yapma görevi verilmiştir. Ancak halkın ve sektördeki kodamanların bilmediği şey, oyun şovunun öncüsü Chuck Barris'in aynı zamanda gizli bir suikastçı ve CIA için çalışıyor olduğudur ve 33 kişiyi öldürdüğünü iddia etmektedir.